Özlem Bulut

Özlem Bulut
Özlem Bulut

1982 de Tunceli’de dünyaya geldi. Geleneksel Anadolu müziğiyle yetişti. 15 yaşında Mersin Konservatuvarı’nda ve sonra İstanbul Mimar Sinan Konservatuarı’nda opera eğitimi aldı. 2006 yılında kazandığı bir bursla Viyana’ya davet edildi. Viyana Konservatuvarı’ndaki eğitimi sırasında Viyana Staatsoper, Opera Bastille Paris ve 2008′den beri kadrolu olduğu Viyana Volksoper’da çalıştı.

2008 yılında Roumen Dimitrov’la doğu müziği, jazz motifleri ve Worl Music elementlerini birleştirdikleri ‘Bulut Band’ ı kurdu.Besteci ve piyanist Marco Annau’un katılmasıyla grup son halini aldı. Bulut, bu grupla 2008 Avusturya World Music yarışmasında Özel Ödül ve Halk Jürisi ödüllerini kazandı. Bunu Salam Orient Festivali, Donauinsel Festivali, ORF Radiokulturhaus ve Viyana Jazzclub “Porgy and Bess’ konserleri takip etti. Bulut’un ilk albümü ‘Kehoa’ 2011 de çıktı.

VİDEOLAR VE TURNE TARİHLERİ İÇİN

Naghmeh Farahman

Naghmeh Farahman
Naghmeh Farahman
Naghmeh Farahman 1980 yılında İran,Tahran’da doğdu.Müzisyen bir aileden gelen ve Pers perküsyon ustalarından Mahmoud Farahmand’ın kızı olan sanatçı,çocukluğunda babasını önemli müzisyenler olan master Shahnaz, master Payvar,master Shajariyan gibi isimlerle çalışırken ve prova yaparken dinledi ve ritme büyük bir ilgi gösterdi.6 yaşında tonbak çalmaya başladı.Bir yandan babasından geleneksel pers müziğinin ritmik metodlarını öğrenirken,bir yandan da müziğin melodik yaklaşımına içgörü katabilmek için ve ona daha iyi eşlik etmesini sağlamak amacıyla melodik bir enstrüman çalması yönünde desteklendi.Böylece Faramarz Payvar ve Pashang Kamkar rehberliğinde santur çalmaya başladı.Naghmeh geleneksel müziği öğrenmesinin yanısıra Bijan Kamkar ve Masoud Habibi eşliğinde  daf ile Kürt ritimleri çalıştı ve perküsyon için parçalar düzenlemeye başladı.
Naghmeh Farahman aynı zamanda dayereh,darbuka,kanjira,cajon udu ve drumset gibi ensrümanları başarıyla çalabilmektedir.Mehrbanu,Shahrzad,Mehrava,Ajang,Bahar,Asia with out Borders( birkaç oryantal müzisyenin oluşturduğu),Doula..gibi pekçok tanınmış Geleneksel İran Müziği Korosunda görev aldı.
.Ayrıca ülkesinde ve ülkesi dışında Ürdün,Almanya,İsviçre,Japonya,Fransa,İtalya,Kuveyt,Avusturya,Kanada gibi pek çok ülkede festivallere katıldı.Naghmeh İran’ın ünlü şarkıcısı Hengameh Akhavan ve ney ustası Hasan Nahid ile Japonya’daki Min On Festivali’nde ve ud ustası Hossein Behrouzinia ile Asyadaki konserlerinde çalışma fırsatı buldu.
Sanatçı 13 yıldır ülkesindeki değişik müzik okullarında eğitim vermekte,ayrıca İtalya,Almanya ve Hollanda’da ustalık kursları ve atölye çalışmaları düzenlemektedir.Naghmeh İran Devlet Kanalında bir perküsyon orkestrasında on yıldır çeşitli parçalar ve canlı performanslarda yer almaktadır.

Zulal Trio

Zulal Trio
Zulal Trio
    Ermeni, In Zülal anlamına gelir “temiz su”. Zülal, a capella üçlüsü gibi müzik yaratmayı, su-sıvı berrak, temiz ve serbest. Grup sofistike bir lirizm ve enerji tanıtmak süre müzik kırsal köklerine haraç ödemek Ermenistan’ın köy halk ezgileri ve örgüler karmaşık düzenlemeler alır.  

    Zülal en şarkıcılar, Teni Apelian, Yeraz Markarian ve Anaïs Tekerian 2002 yılından bu yana birlikte şarkı edilmiştir. Üçlü Getty Müzesi gibi saygın mekânlarda konserler verdi, Carnegie Hall Weill Resital Salonu’nda, New York Senfoni Uzay ve Cirque du Soleil, Yakın Doğu Vakfı ve İpek Yolu için performansları birlikte Sahne Sanatları John F. Kennedy Merkezi Projesi.

    VİDEO VE TURNE TARİHLERİ İÇİN

     

 

Tuğçe Renda

Tuğçe Renda
Tuğçe Renda

 

Geçtiğimiz aylarda tüm söz-müzikleri kendisine ait ilk solo albümü olan “SİM” ile müzik marketlerde yerini alan Tuğçe Renda; Bilkent Üniversitesi Müzik Fakültesi Keman Bölümü mezunu ve 2.yüksek lisansını yapan genç ve başarılı bir akademisyen. Karabük Üniversitesi öğretim görevlisi ve keman sanatçısı Renda, albüm tanıtım konserleri için kurduğu orkestrası, albümü, şarkılarının soundu, akademik kariyeri ile tüm dikkatleri üzerine çekti.

Geçtiğimiz aylarda ilk solo albümünü çıkaran güzel sanatçı Tuğçe Renda, yepyeni orkestrasıyla ile Türkiye’nin ilk kadınlardan oluşan orkestrasını kurdu. “Bu orkestra çok farklı, sadece bayanlardan oluşuyor. Davuldan klavyeye, bassdan viyolaya bütün elemanları bayan. Sanatçı ”Kadınları anlatan bir müzik yapıyorum ve tüm şarkılarım kadın duygularını anlatıyor. Özellikle ülkemizde kadınların her konuda kendine yer bulması zor ve hala taciz, şiddet görüyor, öldürülüyorlar. Türk kadının çok özel ve başarılı olduğuna inanıyor, kendi sahnemde onlara öncelik tanımak istiyorum. Ayrıca tüm orkestra üyelerim ve ben kadına dikkat çekmek istiyoruz. Özel, güzel, başarılı ve önemliyiz” dedi.